**************************************************************************************** www.sultaner.tr.gg*****************************************************************************************************
MySpace Codes

www.sultaner.tr.gg

www.sultaner.tr.gg

MUHABBET'TEN HASIL OLDU MUHAMMED

maç oyunları


   
  MUHABBET'TEN HASIL OLDU MUHAMMED
  Ana Sayfa
 


 

                                                    

                                                     dini-70.gif                         

 


 

Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir. (TAHA/132)
 

 dini-37.jpg

 

 
 

dini-080.gif  

 
 GÜL-İ         MUHAMMEDİ

SEN  OLMASAYDIN,SEN  OLMASAYDIN  KAİNATI  YARATMAZDIM.
                                                                                                        Hadis-i   Kudsi

 

dini-081.gif         

DÜNYAYA   DALAN   GENCİ   NASİHAT   DEĞİL   MUHABBET   KURTARIR      

                                                                            HZ   MEVLANA             


 

        İSLAM'İYYET         
Eğer biz ahlak'ı islam'iyenin (islam ahlakının) ve hakaik'i iman'iyenin (iman hakikatının) kemalatını efalimizle yani bütün benliğimizle izhar etsek, tutsak,yerine getirsek ,diğer dinlerde olanlar elbette islamiyet'e girecekler,hatta bazı kıtalar dahi islamiyet'e dehalet edecek yani katılacaklardır.
(Risale-i   Nur külliyatı'ndan)
                                           Demekki biz islamiyeti yaşamıyor,yaşıyamıyoruz.Yaşamıyoruz çünkü nefsimize uyuyoruz nefsimize yöneliyoruz nefsimizin oyuncağı esiri oluyoruz dolayısıyla Allahı unutuyor başka şeylere dalıyoruz .Yaşıyamıyoruz çünkü manen hastayız,yaralıyız.Manevi tedaviye ihtiyacımız var.Bunun için ne yapacağız,nasıl tedavi olacağız ,kime gideceğiz ,kimi göreceğiz.,işte bu noktada Allah'u Teala hz 'nin dostları giriyor devreye ,onları gidip görmek, hayır dualarını almak ,hoş sohbetlerinde bulunmak ,mümkünse dizlerinin dibinden ayrılmamak,tasarrufatları altında bulunmak gerekiyor.                                            
           


 


 

Sohbetle İrşad Nazarla Tedavi

             
 
Sohbetle İrşad Nazarla Tedavi

 

Sohbet beraberlik demektir. Halk dilinde sohbet deyince vaaz ve nasihat türü konuşmalar anlaşılır. Dinimizde ise dille yapılan nasihattan çok, aynı mecliste bulunmak, yan yana durmak, kalplerle kaynaşmak, sözden çok davranışlarla anlaşmak, halden anlamak, hal ve tavırlarla biribirini etkilemek, içten içe dertleşmek, gönülden gönüle haberleşmek kastedilir.

 

Bu manaya uygun olarak Hz. Rasulullah (A.S.) Efendimizin nurlu nazarları altında oturan, kendisiyle aynı meclisi paylaşan, ona sevgiyle gönlünü açıp kalbini ilahi nurlarla dolduran ve şerefli sohbetlerine katılan müminlere “Sahabe” denmiştir. Sahabe-i Kiram, baş ve gönül gözleriyle Rahmet Peygamberi’nin (A.S.) nurlu yüzüne bakıp, saadetli kalbinden ilahi nuru çekmişler, Rabbani şuur elde etmişlerdir. Allahu Tealâ’nın cemalini ve en büyük ayetlerini gören Peygamber gözleri de Ashab-ı Kiram’a nazar ettikçe, ashabın kalpleri açılmış, imanlarına iman katılmış, yakinleri artmış, vesvese kesilmiş, gönülleri sevgiyle dolmuştur. Yani Hz. Rasulullah’ın (A.S.) gönlü, ashabın gönlünü beslemiştir. Onun saadetli kalbi ashabın kalbine aksetmiştir. Efendimiz (A.S.) güzel haliyle ashabının batıni hallerini güzelleştirmiş, tatlı diliyle de zahiri işlerini düzenlemiştir. Onlara hem hal, hem de dil lisanıyla sohbet etmiştir. Kendisiyle olanlar derece derece ona benzemiştir. Zaten sohbetteki hedef, sohbetine girilen kimsenin boyasıyla boyanmaktır. İstenen budur.

 

Gözle görmek kalbe öyle etki eder ki, bin haber, bir nazar kadar sonuç vermez. Onun için Efendimizi bir kere görenler, bin kere siret ve sahih hadis kitaplarını okuyanlardan daha çok bilgi ve sevgi sahibi olmuşlar. Rasulullah (A.S.) Efendimizin öyle bir manevi cazibesi ve dışa yansıyan güzelliği vardı ki, müşrikler Mekke’ye gelenleri o nurlu yüz ile karşılaştırmamak için şehrin dışına adamlar yerleştirip, yalan yanlış haberlerle geleni geri göndermeye çalışıyorlardı. Müşriklerin kalp gözleri kördü, ancak başlarında kalan azıcık akıl kırıntısı ile Hz. Peygamber’in sohbetine katılmanın kalpleri nasıl fethettiğini fark edebiliyorlardı.

 

Nakıs olanlar, kamil insanlara baka baka önce noksanlıklarını görürler. Sonra güzelin ne olduğunu öğrenirler. Peşinden iyiliği sever, iyi insan olmaya niyetlenirler. Güzel olan çeker, kuvvetli olan etkiler. İnsan fıtratı gördüğüne meyleder. İyileri gören kimsenin kalbinde iyi duygular yeşerir, kötülerle oturup kalkanın içinde ise kötülükler beslenir.

 

Göz gönlün penceresidir, kulak kalbin habercisidir. İnsan devamlı gördüğü ve işittiği şeylerin esiridir. Bunun için Cenab-ı Hak, “Sakın zalim ve günahkar kimselere yaklaşmayın, yoksa size de ateş dokunur.” (Hud/113) buyurarak, kötülerle aynı mecliste olmak bir yana, onlara yakın olmanın bile nasıl kötü sonuç vereceğine dikkat çekmiştir. “Kalpleri birbirine benzedi” (Bakara/118) ayeti de aynı fikri paylaşan ve aynı atmosferde yaşayan insanların benzer tavırlar sergilediğini göstermektedir.

 

İlahi sevgi ve güzel ahlakı elde etmek için Yüce Rabbimiz en kısa yolu şöyle gösteriyor: “Sadık kullarımla beraber   olun!” (Tevbe/119)

 

İnsan bir kimse ile beraber olmaya devam ederse, önce onun haline rıza gösterir, sonra onun tarafına meyleder, peşinden kendisini taklit eder. Bütün bunlar sohbet ve beraberliğin sonuçlarıdır. Hz. Rasulullah (A.S.): “İnsan arkadaşının dini ve gidişi üzeredir; bunun için herkes kiminle arkadaşlık ettiğine iyi baksın” (Tirmizî) buyurarak insanın insanı nasıl etkilediğini bildirmiştir.

 

Tasavvufta, kamil mürşidle sohbet, terbiyenin temelidir. Peygamber varisi olan kamil mürşidler, Hz. Rasulullah (A.S.) Efendimizin nazarla terbiye ilmine de varis olduklarından müridlerini sohbet ve nazar yoluyla terbiye ederler. Bu muttaki insanlara Allah tarafından özel bir nur verilmiştir. O nur ile yaşar, o nur ile bakarlar. Nur ve sevgi bütün vücutlarına yayılmıştır. Bu vücut, ayet-i kerimede belirtildiği gibi (Âl-i İmran/191) her durumda Yüce Allah’ı zikreder bir hale gelmiştir.

 

Kamil insanın kalbi, eli, dili, gözü, kulağı yani bütün varlığı Allah’ın sevgi ve rahmeti içinde ayrı bir güzellik kazanmıştır. Bu hal, Yüce Rabbimizin sevdiklerine verdiği özel ve yüce bir ikramdır. Meşhur bir kudsi hadiste, velilere verilen bu devlet şöyle anlatılmaktadır. Allahu Tealâ buyurur ki: “Ben bir kulu sevince, onun gören gözü, işiten kulağı, konuşan dili, tutan eli, yürüyen ayağı olurum.” (Buhari, İbnu Mace) İşte tasavvufta bahsedilen sohbet, bu sıfatlardaki   kamil bir insanın nazarı altına girmektir.

 

Kamil insanın meclisine katılan kimse, ilahi sevgi ve rahmetin altına girmiş olur. O rahmet ve nur kalbe girince kalp açılır, genişler, içine Allah sevgisi girer, kalbin katılığı gider. İnsanın aklı da bu nurdan nasiplenir; düşünür, iyiyi kötüyü kolayca anlar. Gönül güzel işlere koşar, kötülükten nefret etmeye başlar.

 

Velinin nazarı altına girmek, onun meclisine girmek demektir. Onun vücudunun her tarafı etrafına nur saçar, sevgi yayar. Mürşidin meclisinde arkada duran ile önde oturanın bir farkı yoktur. Herkes cemaatin üzerine inen rahmetten nasiplenir. Bu, Allahu Tealâ’nın Ümmet-i Muhammed’e bir hediyesidir.

 

Velilerdeki nur ve feyiz her kalbe ilaçtır. Kadın-erkek her insan bu ilaca sahip olmak için irşadla görevli kamil insanların meclisine katılmaları gerekir. Kamil insanı duymak değil, bizzat görmek gerekir. Ancak bu işte aslolan kalbin sevgisi ve sadakatıdır. Kibirli insanlar ve kendisini kamil gören kimseler, salih insanların sohbet ve beraberliğinden istifade edemezler. Büyükler, “benlik bu yolda en büyük engeldir.” demişlerdir.

 

Şah-ı Nakşibend Hz.leri, sohbetin önemini şöyle ifade etmiştir: “Bizim tarikatımızın esası mürşidle sohbettir. Havette gizli şöhret arzusu, şöhrette afet vardır. Hayırlı olan iş, halkla Hak yolunda beraber olmaktır. Mürşidin sohbetine devam ede ede hakiki imana ulaşmak nasib olur.” (Cami)

 

Kamil mürşidle sohbet ve beraberliğin bir diğer şekli gönül beraberliğidir. Bunun mekan ve zamanı yoktur. Her zaman ve her yerde olabilir. Buna tasavvufta “rabıta” denir ki, onu ayrı bir sayımızda işleyeceğiz, inşaallahu tealâ.

Dr. Dilaver Selvi, Semerkand Dergisi, Ağustos 1999.

Kaynak: Kalpehli.com

  http://www.kalpehli.com/

SİTEMİZİN ,SİTEMİZDE YAYINLANAN İSLAM AHLAK VE İNANÇLARIYLA BAĞDAŞMAYAN REKLAMLARLA HİÇBİR ALAKASI VE SORUMLULUĞU YOKTUR.


Bloğumuz açıldı: http://sultaner.blogspot.com ziyaret ettinizmi?



GÖNÜL MUHABBETİ & GÖNÜLLER MUHABBETİ
  
 

dini-081.gif         

DÜNYAYA   DALAN   GENCİ   NASİHAT   DEĞİL   MUHABBET   KURTARIR      

                                                                            HZ   MEVLANA             

 
  Copyright (c) www.sultaner.tr.gg 2008-2016 & Her hakkı saklıdır.  
 
Hizmet Nimettir (Gavs-ı Sani Hz).TurkeyRank.Com - TurkeyRank-Pagerank Servisi Creative Commons Lisansı
Bu eser bir
Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License .

Search Engine Optimization and SEO Tools
sultaner.tr.gg Toplist